İçeriğe geç
← Yazılar

5 Ekim 2026 · 4 dk okuma

Neden blog yazısı?

Bir şeyi gerçekten öğrendiğimi ne zaman bilirim? Benim cevabım basit: onu birine anlatabildiğimde.

Yazmak, kendini sınamanın en dürüst yolu

Bir konuyu okurken her şey yerli yerinde görünür. Kafamı sallarım, "tamam, anladım" derim. Sonra oturup yazmaya başlarım ve daha ikinci paragrafta takılırım. Çünkü anladığımı sandığım şeyin bir kısmını aslında hiç anlamamışımdır.

En taze örneği bu yazının kendisi. Başlamadan önce aklımda bir sürü fikir vardı, anlatacak çok şeyim olduğunu sanıyordum. Yazmaya başlayınca o "bir sürü fikrin" aslında birbirine çok benzeyen, aynı yere çıkan birkaç düşünce olduğunu fark ettim. Biraz daha araştırmam, biraz daha düşünmem gerekiyordu. Yazmasaydım bunu hiç fark etmeyecektim.

Psikologlar buna açıklama derinliği yanılsaması diyor1 Leonid Rozenblit ve Frank Keil, 2002. İnsanlara fermuar gibi gündelik bir şeyin nasıl çalıştığını adım adım anlattırınca, bu konuyu ne kadar bildiklerine dair kendilerine verdikleri notun bir anda düştüğünü göstermişler.: bir şeyi bildiğimizi düşünürüz, ta ki onu adım adım açıklamamız istenene kadar. Richard Feynman'a atfedilen öğrenme yöntemi de aynı fikre dayanıyor: Konuyu hiç bilmeyen birine anlatır gibi sade bir dille yaz. Takıldığın yer, eksik olduğun yerdir. Geri dön, tekrar oku, tekrar yaz.

Yani bu blog okuyana bir şey katıyorsa ne mutlu, ama asıl kazanan yazan. Her yazı benim için küçük bir sınav: Gerçekten öğrendim mi, yoksa öğrendiğimi mi sandım?

Burası bir dergi değil, bir defter

Baştan söyleyeyim: Burası benim kişisel dijital defterim. Yazım kurallarına her zaman uymayabilirim. Bazen bir virgül eksik kalır, bazen Türkçe karakterler kaçar. Defterin kenarına not alır gibi yazıyorum, çünkü mükemmel olmasını beklersem hiç yazmam. Yazılmış bir yazı, hiç yazılmamış mükemmel bir yazıdan iyidir :)

Defterde neler var, neden var?

Yazıların yanında defterin iki bölümü daha var.

İzlediklerim işin eğlenceli kısmı. Film ve dizi izlemek benim hobim. Burada izlediklerimi not ediyorum: Yıllar sonra geriye dönüp "bunu da izlemişim" diyebilmek ve izleyeceklerim listesini kaybetmemek için. Mesela The 100'e başlama sebebim tamamen konusuydu: nükleer bir felaketten 97 yıl sonra uzaydan Dünya'ya gönderilen 100 genç. Giriş beni o kadar yakaladı ki diziyi bitirdim. Şu an Mad Men izliyorum. Üç bölüm geride kaldı ama tam bana göre mi, hâlâ karar veremedim.

Hedefler ise asıl önemli bölüm. Bir dönem kendimi sosyal medyada durmadan kaydırırken buldum. Zaman inanılmaz hızlı akıyordu ve ben o zamanı boşa harcıyordum. Hedeflerim olmadığında gelişimimin de aksadığını fark ettim. Bu yüzden kendime hedefler koymaya, onları buraya yazmaya ve ilerlememi herkesin görebileceği şekilde işaretlemeye karar verdim.

Hedefleri paylaşmak: iyi mi, kötü mü?

"Hedefini kimseye söyleme" diyenler var, haksız da sayılmazlar. Psikolog Peter Gollwitzer'in çalışmaları, bir hedefi başkalarına duyurmanın bazen insana erken bir "başardım" hissi verip çabayı azaltabildiğini gösteriyor2 Gollwitzer ve arkadaşları, "When Intentions Go Public", 2009..

Ama madalyonun bir de öbür yüzü var: Hedefini paylaştığında kendine bir sorumluluk yüklersin. Benim için fark şurada: Sadece "şunu yapacağım" deyip bırakmıyorum, ilerlememi her gün işaretliyorum. Beni motive eden, hedefi ilan etmek değil, her gün kendime hesap vermek.

Zinciri kırma

Bu konuda en çok işime yarayan yöntem "zinciri kırma" oldu. Komedyen Jerry Seinfeld'e atfedilen bu yöntemi Barış Özcan'dan öğrendim. Fikir çok basit: Hedefin için her gün küçük de olsa bir şey yap ve o günü işaretle. Birkaç gün sonra işaretler bir zincire dönüşür ve artık tek derdin zinciri kırmamaktır. Motivasyonun düştüğü günlerde bile "zincir kopmasın" diye o küçük adımı atarsın.

Bu yöntemi hedefler bölümüne doğrudan ekledim. Şu an iki zincirim var: spor ve kodlama eğitim videoları. Telefonu elime alıp kaydırmaya başlamak üzereyken aklıma zincir geliyor ve o zamanı işe yarar bir şeye ayırıyorum. Yöntemin ayrıntılarını Barış Özcan'ın videosunda bulabilirsin.

Sana bir teklifim var

Şimdilik hedefler bölümünde sadece benim hedeflerim var. Ama bu yolculuğa katılmak isteyen olursa, üyeler için ayrı bir hedef paneli açmak istiyorum. Orada sen de kendi hedeflerini yazabilir, kendi zincirini tutabilir ve benim gibi kendine küçük bir zorunluluk yaratabilirsin.

İlgini çektiyse üye ol ve bu yazının altına bir yorum bırak: Hangi hedefin için zincir kurmak isterdin? Bu yazının altına 10 yorum gelirse üyelerin hedef panelini yapmaya başlıyorum. Söz, zinciri kırmadan :)

Bir de küçük bir ricam var: Mad Men'e devam etmeli miyim? Fikrin varsa onu da yorumlara yaz.

Yarınki ben, bugünkünden biraz daha iyi olsun diye. Görüşmek üzere :)

Kadir
5 Ekim 2026

Kenara düşülen notlar

yorumlar · henüz yok

Yorum yazmak için giriş yap ya da kayıt ol.